Güven Suyun Altında Değil, Dalışlar Arasında İnşa Edilir

Birçok dalgıç güvenin suyun altında kazanıldığını düşünür.
Daha fazla dalış yaptıkça, daha fazla zaman geçirdikçe, daha rahat hissettikçe…
güvenin kendiliğinden oluşacağını varsayar. Ama çoğu zaman böyle olmaz.
Güven dalış sırasında oluşmaz
Dalış sırasında zihnin doludur.
ekipman
buoyancy
nefes
çevre
buddy
Hepsi aynı anda dikkat ister.
Bu durum, yeni bir şeyi gerçekten anlamayı zorlaştırır.
Çünkü dalış sırasında yaptığın şey öğrenmek değil, uygulamaya çalışmaktır.
Yeni bir beceriyi o an çözmezsin.
Sadece o anı yönetmeye çalışırsın.
Öğrenme ile uygulama aynı şey değildir
Birçok dalgıç bu iki süreci karıştırır.
“Yaptım” demek, “öğrendim” anlamına gelmez.
Bir beceriyi bir kez düzgün yapmak, onu anladığın anlamına gelmez.
Gerçek öğrenme şunları gerektirir:
neden yaptığını bilmek
neyin işe yaradığını görmek
neyin işe yaramadığını fark etmek
Ve bu süreç genellikle suyun altında değil, suyun üstünde gerçekleşir.
Gerçek gelişim dalıştan sonra başlar
Dalış bittiğinde çoğu kişi sadece ekipmanı çıkarır ve günü tamamlar.
Ama gelişim o noktada başlar.
Kısa bir değerlendirme bile fark yaratır:
Bu dalışta ne zor geldi?
Nerede kontrol kaybettim?
Neyi daha iyi yapabilirdim?
Bu sorular sorulmadığında deneyim sadece tekrar olur.
Ama sorulduğunda, deneyim gelişime dönüşür.
Güveni oluşturan şey tekrar değil, farkındalıktır
Aynı hatayı tekrar etmek deneyim değildir.
Sadece tekrar.
Birçok dalgıç yıllarca dalar ama aynı seviyede kalır.
Çünkü yaptıklarını analiz etmez.
Güven ise şuradan gelir:
ne yaptığını bilmek
neden yaptığını anlamak
neyin yanlış gittiğini fark etmek
Bu üçü birleştiğinde kontrol oluşur.
Ve kontrol, güvenin temelidir.
Deneyimli dalgıçlar neden farklıdır?
Çünkü onlar sadece daha fazla dalmaz.
Daha fazla düşünürler.
Her dalış onlar için bir veri noktasıdır.
küçük notlar
kısa değerlendirmeler
bilinçli tekrarlar
Bu süreç zamanla refleks oluşturur.
Ve o refleks dışarıdan “güven” olarak görünür.
Eğitmenlerin rolü burada başlar
Birçok eğitmen odak noktasını dalış sırasında tutar.
Ama asıl fark dalış sonrasında yaratılır.
Çünkü öğrenciler çoğu zaman:
neyi yanlış yaptığını fark etmez
neyi geliştirmesi gerektiğini bilmez
Bu yüzden doğru soruları sormak, en az doğru beceriyi öğretmek kadar önemlidir.
Küçük bir fark, büyük bir sonuç
Aynı sayıda dalış yapan iki kişi düşün.
Biri sadece dalıyor.
Diğeri ise her dalıştan sonra 5 dakika durup düşünüyor.
Bir süre sonra aralarındaki fark açılır.
Çünkü biri sadece tekrar ediyor, diğeri ise öğreniyor.
Sonuç
Güven suyun altında inşa edilmez.
Suyun altında test edilir.
Gerçek güven, dalışlar arasında oluşur.
Farkındalıkla. Değerlendirmeyle. Bilinçli tekrarla.
Ve belki de en önemli soru şudur:
Her dalıştan sonra gerçekten ne öğrendin?


Yorumlar