Öğrencilerin Sormaya Çekindiği Sorular — Eğitmenlerin Çoğu Zaman Fark Etmediği Şeyler
- ScubaInspo
- 16 Mar
- 2 dakikada okunur

Birçok dalış öğrencisinin aklında sorular vardır.Ama bu soruların çoğu asla sorulmaz.
Eğitmenler genellikle öğrencilerin sessizliğini rahatlık ya da anlayış olarak yorumlar.
Çoğu zaman öyle değildir.
Bazen bu sessizlik küçük bir endişenin, bir belirsizliğin ya da sadece çekingenliğin sonucudur.
Dalış eğitimi sırasında öğrenciler sadece yeni beceriler öğrenmez.Aynı zamanda bir grubun parçası olmayı da öğrenir.
Ve çoğu insan için grubun içinde “yanlış soruyu soran kişi” olmak kolay değildir.
Bu yüzden bazı sorular içeride kalır.
“Bunu tekrar sorarsam aptal gibi mi görünürüm?”
Bir beceri anlatıldığında herkes başını sallayabilir.
Ama bu herkesin gerçekten anladığı anlamına gelmez.
Bazı öğrenciler tekrar sormak ister.
Ama diğer öğrencilerin anlamış göründüğünü düşündüklerinde sessiz kalmayı tercih ederler.
Eğitmen açısından bakıldığında ise durum farklı görünür:
Kimse soru sormuyorsa her şey anlaşılmış gibi görünür.
Ama sessizlik her zaman anlayış anlamına gelmez.
Grup dinamiği bazen soruları susturur
Eğitmenlik yaptığım yıllarda bunu birçok kez gördüm.
Bir grupta bazı öğrenciler becerileri diğerlerinden daha hızlı kavrar.Bu tamamen normaldir.
Ama zorlanan öğrenci çoğu zaman şunu düşünmeye başlar:
“Demek ki sorun bende.”
Ve tam da o noktada soru sormak yerine sessiz kalmayı seçer.
Çünkü grubun geri kalanının daha iyi olduğunu düşündüğü bir konuda soru sormak, bazı öğrenciler için kendini açık etmek gibi hissedilir.
Oysa çoğu zaman ihtiyaç duydukları şey sadece küçük bir açıklama ya da basit bir düzeltmedir.
Ama o soru sorulmaz.
Bazen küçük bir yaklaşım büyük fark yaratır
Bir kurs sırasında bunu çok net gördüğüm bir an olmuştu.
Grubun geri kalanı bazı becerileri oldukça rahat yaparken, bir öğrencim zorlanıyordu.
Her dalışta biraz daha sessizleştiğini fark ettim.
Bir noktada dalışı bırakmayı düşündüğünü anladım.
Bu yüzden tempoyu düşürdük.
Baskıyı kaldırıp sadece sürece odaklandık.
Birlikte tekrar denedik.
Kursu tamamladı.
Bugün hâlâ dalıyor.Hatta dünyanın farklı yerlerinde dalış yaptığını görüyorum.
Ve gerçekten çok iyi bir dalgıç haline geldi.
Bazen bir öğrencinin ihtiyacı olan şey yeni bir teknik değildir.
Bazen sadece soru sorabileceğini hissettiği bir ortamdır.
“Hava tüketimim neden bu kadar yüksek?”
Yeni dalgıçların sık yaşadığı ama nadiren dile getirdiği konulardan biri de hava tüketimidir.
Bazıları gerçekten merak eder.
Bazıları ise cevabı duymaktan çekinir.
Çünkü bazen cevap deneyimsizliktir.Bazen stres.Bazen de sadece alışma sürecidir.
Ama soru sorulmadığında gelişim de yavaşlar.
“Ya panik yaparsam?”
Belki de en az sorulan ama en çok düşünülen sorulardan biri budur.
Panik hakkında konuşmak birçok öğrenci için zayıflık göstergesi gibi hissedebilir.
Oysa dalış eğitiminin önemli bir kısmı tam da bunun üzerine kuruludur:
Stres altında sakin kalmayı öğrenmek.
İyi eğitmenler soru beklemez
Eğitmenler genellikle öğrencilerin yaptığı şeyleri değerlendirir:
beceriler
ekipman kullanımı
su altındaki kontrol
Ama öğrencilerin aklından geçenleri görmek çok daha zordur.
Çünkü çoğu zaman hiçbir şey söylemezler.
Bu yüzden iyi eğitmenler sadece soru beklemez.
Bazen soruyu kendileri sorar.
Bazen de öğrencilerin soru sormaktan çekinmeyeceği bir ortam yaratırlar.
Sonuç
Dalış eğitimi sadece beceri öğretmek değildir.
Aynı zamanda öğrencilerin kendilerini rahat hissedebileceği bir ortam yaratmaktır.
Çünkü çoğu zaman öğrenmenin önündeki en büyük engel bilgi eksikliği değil,
soru sormaya çekinmektir.
Ve suyun altında sessizlik her zaman güven anlamına gelmez.
Bazen sadece tereddüttür.



Yorumlar