Suyun Altında İnsan Bir Meleğe Dönüşür - Sualtında Özgürlük

Bu yazının çıkış noktası, Jacques-Yves Cousteau’ya atfedilen şu söz:
“İnsan suyun yüzeyinin altına indiği andan itibaren özgürdür. Suyun kaldırma kuvvetiyle desteklenmiş bir halde, sadece elinin küçük bir hareketiyle her yöne — yukarı, aşağı, yana — uçabilir. Sualtında insan bir meleğe dönüşür.”
Bu söz, sualtındaki özgürlüğün yalnızca hareket edebilmekten ibaret olup olmadığını düşünmemize neden oldu.
Çünkü suyun altında gerçekten uçabiliriz.
Peki, uçabilmek ile uçuşu kontrol edebilmek arasında ne fark vardır?
nsan suyun yüzeyinin altına indiği andan itibaren özgürdür.
Suyun kaldırma kuvvetiyle desteklenmiş bir halde, yalnızca elinin küçük bir hareketiyle her yöne; yukarı, aşağı, yana doğru hareket edebilir.
Artık yerçekiminin alıştığımız sınırları aynı şekilde geçerli değildir.
Bir an önce aşağı doğru süzülebilir, sonra küçük bir nefes alışverişiyle yükselmeye başlayabilir. Vücudunu hafifçe çevirerek yönünü değiştirebilir. Bir resifin üzerinde, hiçbir yere basmadan durabilir.
Sualtında insan bir meleğe dönüşür.
Belki de dalışı bu kadar büyüleyici yapan şeylerden biri tam olarak budur.
Ama bu özgürlüğün başka bir tarafı daha vardır.
Özgürlük Kontrol Gerektirir
Sualtında hareket etmek kolaydır.
Asıl mesele, hareket etmemeyi öğrenmektir.
Yeni bir dalgıç için suyun içinde ilerlemek genellikle problem değildir. Paletlerini kullanır, kollarını hareket ettirir ve istediği yöne gider.
Fakat zamanla başka bir şey öğrenmeye başlar:
Her hareketin bir sonucu vardır.
Bir palet vuruşu yalnızca sizi ileri götürmez.
Kum kaldırabilir.
Bir mercana temas etmenize neden olabilir.
Arkanızdaki dalgıcın görüşünü bozabilir.
Gereğinden fazla enerji harcamanıza neden olabilir.
Bu yüzden iyi bir dalgıç, suyun altında daha fazla hareket eden değil, gerektiğinde daha az hareket eden dalgıçtır.
Ağırlıksızlık, Farkındalık Değildir
Suyun altında nötr buoyancy'ye ulaşmak insana olağanüstü bir özgürlük hissi verir.
Hiçbir yere basmadan durabilirsiniz.
Bir resifin üzerinde askıda kalabilirsiniz.
Yukarı veya aşağı hareket etmek için yalnızca nefes alışverişinizi değiştirebilirsiniz.
Ama nötr buoyancy'ye sahip olmak ile onu bilinçli şekilde kullanmak aynı şey değildir.
Bir dalgıç birkaç dakika boyunca hareketsiz kalabilir.
Fakat neden yükseldiğini veya neden battığını bilmiyorsa, aslında kontrol sahibi değildir.
Sadece dengededir.
Aradaki fark önemlidir.
Kontrol, doğru pozisyonda bulunmak değil; o pozisyonu neden koruduğunuzu anlamaktır.
Eller Ne Kadar Az Hareket Ediyorsa...
Bir dalgıcın gelişimini bazen çok basit bir şeyden anlayabilirsiniz:
Ellerinden.
Başlangıç seviyesinde eller sürekli çalışır.
Denge sağlamak için.
Yön değiştirmek için.
Durmak için.
Kendini düzeltmek için.
Bir şeylere yaklaşırken veya uzaklaşırken.
Zamanla bu hareketlerin bir kısmı ortadan kalkar.
Dalgıç daha iyi trim alır.
Palet vuruşları daha kontrollü olur.
Nefes alışverişi daha bilinçli hale gelir.
Ve eller artık sürekli yardım etmek zorunda kalmaz.
Bu, yalnızca daha güzel görünen bir dalış değildir.
Bu, daha az hareketle daha fazla kontrol anlamına gelir.
Sualtında Her Yöne Gidebilmek
Suyun altında insanın sahip olduğu özgürlük, yalnızca istediği yere gidebilmesi değildir.
Asıl özgürlük, bulunduğu yerde kalabilmesidir.
Bir duvarın birkaç santimetre önünde hiçbir yere dokunmadan durabilmek.
Bir canlıyı izlerken pozisyonunu koruyabilmek.
Bir fotoğraf çekilirken istemeden yükselmemek.
Bir arkadaşınızla iletişim kurarken paletlerinizi sürekli kullanmak zorunda kalmamak.
Bunların hepsi aynı şeyin farklı göstergeleridir:
Hareket üzerindeki kontrol.
Özgürlüğün Bir Bedeli Var
Sualtında özgürlük hissi çok güçlüdür.
Fakat bu özgürlük aynı zamanda sorumluluk getirir.
Çünkü suyun altında yaptığınız küçük bir hareket yalnızca sizi etkilemez.
Bir palet vuruşu kumun içindeki yaşamı etkileyebilir.
Bir kontrolsüz yükseliş dalış planını değiştirebilir.
Bir gereksiz hareket hava tüketimini artırabilir.
Bir mercana yapılan küçük bir temas, geri dönüşü olmayan bir hasara dönüşebilir.
Bu nedenle sualtındaki özgürlük, karadaki özgürlükten biraz farklıdır.
Ne kadar özgürleşirseniz, hareketlerinizin sonuçlarının da o kadar farkında olmanız gerekir.
Belki de Mesele Melek Olmak Değil
Sualtında gerçekten de bir meleğe dönüşmüş gibi hissedebilirsiniz.
Uçarsınız.
Süzülürsünüz.
Yukarı, aşağı, sağa, sola hareket edebilirsiniz.
Ama iyi bir dalgıcın amacı sadece uçmak değildir.
Nereye gittiğini bilmek.
Neden hareket ettiğini anlamak.
Ne zaman hareket etmemesi gerektiğini bilmek.
Ve yaptığı her hareketin çevresindeki dünya üzerindeki etkisinin farkında olmak.
Belki de dalışın gerçek özgürlüğü burada başlar.
Suyun altında istediğiniz her yere gidebilmekte değil; gerektiğinde hiçbir yere gitmeden durabilmekte.
Çünkü suyun altında insan gerçekten bir meleğe dönüşebilir.
Ama iyi bir dalgıç, uçabildiğini değil,
uçuşunu kontrol edebildiğini bilir.



Yorumlar